Devised (Ortaklaşa Yaratım) Tiyatroda Üretici Olmak - Yönetmen Olmak
Son dönemde devised tiyatro, çağdaş üreticiler arasında sıklıkla konuşulmaya başlanan bir tiyatro üretim yöntemi oldu. Çeşitli röportajlarda, genç ekiplerin planları arasında, ödül törenlerinde ve tiyatroya dair daha birçok yerde devised tiyatronun adını duymaya başladık: bu oyun devised’mış, onlar devised çalışıyormuş, devised’lamışlar…
Bu yöntemin temelinde prova odasında bulunan sanatçıların ortak yaratıcı dünyasının oyunlarda görünür olması yatıyor. Dolayısıyla yazar, yönetmen, oyuncu ve tasarımcı rollerinin tanımları ve bu roller arası hiyerarşiler dönüşüyor. Oyun süreci bir yazarın metni ya da yönetmenin reji fikirleri ile başlamıyor, sanatçıların ortak bir hevesle buluşmasıyla başlıyor. Bu durumda geleneksel tiyatro üretimindeki roller bir anlamda dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşen rollerin başında da yönetmenin rolü geliyor. Geleneksel yöntemlerdeki liderlik, öncülük, idarecilik gibi sıfatlar, devised tiyatrodaki ortaklıkla beraber sorgulanıyor ve dönüşüyor. Peki devised tiyatroda yönetmen ne yapıyor? Geleneksel tiyatro üretim süreçlerinde yönetmenler oyun üretim süreçlerinde dünyayı tasarlayan ve karar alan bir konumda bulunuyor. Bu noktada geleneksel tiyatro üretim modellerini şirket yapılanmalarına benzetebiliriz: seniorlar ve juniorlar. Şirketlerdeki ast-üst ilişkilerine bakıldığında astların üstlerin tasarladıkları planları uyguladığı görülür. Bu ilişki sistemi içinde projelerin nihayete ermesinin sorumluluğu yoğunlukla üstlerin sorumluluğundadır; üstler astların projeye sadık çalışmalarının ve sorumluklarını yerine getirdiklerinin sorumluluğunu taşır. Devised olmayan tiyatrodaki yönetmen konumuna baktığımızda da yönetmenin projenin nihayete ermesinde vizyon belirleyici olduğu görülür. Bu noktada yönetmen yazarın metni üzerinden belirlediği kendi vizyonu dahilinde rol dağılımları gerçekleştirir ve oyunculuk, tasarım gibi alanlarda taleplerini belirtir. Devised tiyatrodaki işbirliği ve ortaklaşa üretimi de imece yöntemine benzetebiliriz. İmece kültürü özellikle ortaklaşa yaşamın yoğun olduğu kırsal alanlarda görülür. Kışlık hazırlıklarından çeşme inşaatına, ortak hasattan birbirinin çocuğuna bakmaya uzanan geniş sorumluluk alanlarında imece kültürünün etkileri izlenebilir. Elbette sanat üretimi belli bir disiplini, ortak bir amacı ve sektörel gerçekleri barındırdığı için imecenin temelindeki yardımlaşma motivasyonundan farklı bir motivasyonla gerçekleşir. Yine de imecede görülen katılımcıların kendi yetkinlikleriyle katkı sağlayarak aktif birer özne olarak eylemde bulunması devised üretimdeki sanatçıların konumuna benzetilebilir. Zemin Kolektif’te 2025 yılında sahnelemeye başladığımız Eve Dönesim Yok adlı oyunu devised şekilde ürettik. Bu süreçte ben yönetmen olarak yer aldım. Sürecin başında elimizde örnek bir öykü vardı ancak bu öyküyü nasıl sahneleyeceğimizi bilmiyorduk. Benim yönetmen konumumun ilk sorumluluğu ekibin öyküyle kurduğu ilişkiyi geliştirmek oldu. Bu ilişkiyi geliştirmek için ekiple uzun buluşmalar yaparak öyküdeki temalar hakkında, politik anlatılar hakkında okumalar yaptık ve öyküyü derinlemesine inceledik. Burada öyküyü sahneye taşıma motivasyonumuzun öykünün kamusal ve özel alanla kurduğu ilişkiyle ilişkili olduğunu fark ettik. Böylece oyunun temaları belirlenmiş oldu. Prova sürecinde bu temaların nerelerden ele alınabileceği üzerine doğaçlamalar yapılması gerekiyordu. Araştırma sürecimiz prova odasında hareketli şekilde devam edecekti ve bu noktada benim görevim prova odasındaki sanatçıların üretici güdülerini ortaya çıkarmak, ortak zeminde yaratıcılığımızın bize yol göstermesini sağlamak oldu. Bu anlamda çeşitli çalışmalar yapıldı ve bu çalışmalarla “malzemeler” toplanıldı. Devised üretimdeki yönetmenin en kritik işlerinden birisi bu malzemelerin nasıl organize edileceğini belirlemek olabilir. Bizim sürecimizde malzemeleri tasnifleme ve bu tasniflerle ihtiyaçları belirleme sorumluluğunda bana yardımcı yönetmen, dramaturg ve hareket tasarımcısı oldukça destekleyici oldu. Dramaturgla belirlediğimiz metin ihtiyaçlarını provaya taşıyıp metin için yeni malzemeler arayabilirken oyunun dünyasının nasıl hareket edebileceğini hareket tasarımcısıyla yaptığımız ortak araştırmalarla keşfettik. Temelde yönetmen olarak ben yol haritasını belirleyen ama bu rotaları her zaman üreticilerin geri bildirimleriyle düzenleyen ve oyunun ihtiyaçlarına yönelik süreçleri işleten bir konumda yer aldım. Bu pozisyonda ekibin yaratıcı alanını fark etmek ve o doğrultuda çalışmalar yürütmek önemliydi. Kendi vizyonumu dikte etmeden ekibin imkanlarını kullanmam gerekiyordu. Bunun için de temelde ekip içi iletişimin, karar alma süreçlerini şeffaf işletmenin ve her zaman için eleştiriye açık bir konumda yer almanın önemli olduğunu öğrendim. Devised üretimin tarihine bakıldığında dünyada ilk denemelerin Avrupa ve Amerika’da 1960’ların sonlarında ortaya çıktığı görülüyor. Devised üretim geleneksel metin merkezli tiyatro üretimine alternatif arayışlarıyla doğan bir yöntem. Bunu devised tiyatro pratiğinin tanımını belirleyen temel metinlerden birini kaleme alan Heddon ve Milling açıkça ifade ediyor. Onlara göre devised üretim hiyerarşik olmayan ihtimalleri ve ortaklaşa yaratımın imkanlarını aramanın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Bu arayışlar devised tiyatro sayesinde sanatın yaşamla arasına giren mesafenin sorgulanmasına yol açıp tiyatroyu sosyo-politik bir araştırma alanı olarak yeniden tanımlıyor. Heddon ve Milling, 1960’ların politik ve tarihsel ortamının bu arayışlara kapı araladığını da belirtiyor. Bu dönemde azınlıkların hak arayışlarının yoğunlaşması, Vietnam Savaşı ve kürtaj hareketi gibi olaylar değişim arayışını hayatın her alanında olduğu gibi tiyatroda da yükseltiyor. Devised üretimle alakalı ilk teorik kaynaklardan birisini kaleme alan Alison Oddey de devised üretimin sanatçıların birbirinden farklı ve kendine has dünya algıları üstüne kurulduğunu belirtir. Bu sayede farklı kültürlerden üreticilerin ortak üretiminde her sanatçının şahsi düşüncesinin, dünya görüşünün ve deneyiminin izi yakalanabilir ve ortaya çıkan ürünler bu çeşitlilikten faydalanarak zenginleşebilir. Oddey grup olmayı ortaklık üstüne kurarak devised üretimde grubun işleyişinin öneminin altını çiziyor.
Oddey devised tiyatrodaki rollerin dönüşümünü ayrıntılı bir şekilde açıklar ve yönetmenin pozisyonunun malzeme düzenleme ve teknik kararlar verme üstüne kurulu olduğunu belirtir. Devised üretimlerde yönetmenle çalışan ekiplere bakıldığında bu pozisyon rahatlıkla fark edilebiliyor. Eve Dönesim Yok sürecindeki konumumu belirlerken öncül ekipleri incelediğimde karşıma Théâtre du Soleil’nin yönetmeni Ariane Mnouchkine çıkmıştı. Mnouchkine üretimlere başlarken her ne kadar doğaçlama planlarını önden yapsa da süreç içinde ekibin yaratıcı yapısını önceleyerek karar aşamasında bu eğilimleri gözetmiş. Bu noktada yönetmenin kendi dünyasını dayattığı bir yapıdan ziyade yönetmenin ekiple beraber düşünebildiği bir pozisyon görünür kılınmaktadır.
Devised tiyatroda yönetmenin ekiple düşündüğünün, işbirliğinin ve ortak yaratıcılığın ön planda olduğunun altını çizdik. Ancak bunların kağıt üstünde bir ideal evren yarattığını ve pratikte işlerin ideal olandan farklı işleyebileceğini kaçırmamak gerekir. Yatay hiyerarşi ortada yönetmen sıfatında birisi varken hala işleyebilir mi? İşlese bile ekibin sürdürülebilir olması için yatay hiyerarşinin de kendi içinde inisiyatif alanlarının sorgulanması gerekmektedir. Devised süreçler kimi zaman yıllar süren çalışmalar olabiliyor. Bu sebeple özellikle yatay düzlemde çalışmalar ilerleten ekiplerde zamanın uzaması ekibin inisiyatif alma eğilimlerini ve motivasyonunu düşürebiliyor. Bu noktalarda da sorumlulukları hatırlatan, karar alma mekanizmalarını işleten ve kolektif ruhu destekleyen bir yönetmen figürü ihtiyacı doğuyor. Ama ihtiyaç duyulan bu yönetmen figürü doğası gereği yatay hiyerarşi sistemi içinde tanımlaması güç bir figür de denebilir. Hiyerarşi dönüşümü ve üretim sürecinin doğası gereği oluşan talepler devised üretimde dönüşen üretici rolleri üstüne soru işaretleri oluşmasına sebep olabilir. Bu noktada bazı devised ekiplerinde görülen yönetmen rolünün tamamen ortadan kalkması ve bu rolün sorumluluklarının ekip içinde paylaştırılması gibi planlamalar da gerçekleştirilebilir. Ancak burada da yine uzayan üretim süreçlerini ve karar alma zorunluluklarını düşünmek ve planlamak gerekiyor.
Devised tiyatroda yönetmenin konumunun estetik dünyayı belirleyen ve rejisel tüm kararları veren bir konumda değil ekibin ortak yaratıcılığını yönlendiren ve malzemeleri düzenleyen bir konum olduğunun altını çizmiştik. Ortaklığa yapılan bu vurgu devised ürünlerde çoksesli bir yapı oluşmasına da yol açar. Bu durumda son üründe tek bir yazarın sesi ya da yönetmenin vizyonu görünmez, üreticilerin ve kolektifin ortak seslerini duyarız. Peki bir oyunda yazarın tekil sesindense kolektifin sesinin duyulduğunu nasıl anlarız? Oyunun hangi parçaları bize kolektif yaklaşımı gösterir? Bir oyunun tek bir yönetmenin vizyonuyla mı yoksa kolektif bir estetikle mi yaratıldığını nasıl anlarız?
Kaynakça:
Heddon, D. ve Milling, J. (2006). Devising performance: A critical history. Palgrave Macmillan.
Oddey, A. (1994). Devising theatre: A practical and theoretical handbook. Routledge.




Yorumlar